
HOŞGELDİNİZ , Toplam : 1527
Futbol takımlarımızın oyunlarda yer alması kendi başarılarıyla doğru orantılı olarak gerçekleşti. İlk olarak hafızalarımızda "En İyi Fifa" olarak yer etmiş Fifa 99'da Galatasaray ve 75.000(!) kişilik Ali Sami Yen Stadı huzurlarımızdaydı. Serinin iyilerinden biri olan 2003'te ise Ali Sami Yen Stadı bu sefer tüm ihtişamıyla yerini almıştı, ardından 06'da Atatürk Olimpiyat Stadı bizlerleydi. Tabi ki bu süreç içinde sadece Galatasaray'a kavuşmadık, Fenerbahçe ve Beşiktaş ile de oynama şansını elde ettik. Ama asla bu bizlere yetmezdi, Avusturya ligi varken nasıl olurda Türk ligi olmazdı. Evet tamam lafı dönüp dolaştırmaya gerek yok; hoş geldin Turkcell Süper Lig...
Geçtiğimiz yılın hit oyunlarından F.E.A.R'da son olarak, içinde olduğumuz şehirde küçük çapta bir nükleer patlama olmuş, tam kurtarma helikopteriyle kaçacak iken Alma isimli küçük psişik ve deli kızın peşimizi bırakmadığına şahit olmuştuk. İşte çıkarma noktası, yani Extraction Point'de hikayeye tam bu noktadan devam ediyor.
F.e.a.r. ilk çıktığında ağzımızı kulaklarımıza varana dek germiş, o güzel grafik motoru yüzünden çenemiz yerlerde, bilgisayar başında saatler geçirmiştik. Oyunun en güzel ve aynı zamanda en can sıkıcı yanı düşmanlarin çok zeki ve çok seyrek oldugu idi. Peki ya F.e.a.r'in multiplayerini bedava oynayabilseydik? Hemde bir harita dolusu vurulacak askerle?
Uzun bir bekleyişin ardından sabırsızlıkla beklediğimiz F.E.A.R.'a sonunda kavuştuk. F.E.A.R. kadar haberlerini takip ettiğimiz, ekran görüntülerine ve her yeni videosuna saldırdığımız bir başka oyun yoktur herhalde. Closed beta, puplic, single player demo derken tam sürümü geldi çattı işte. Single player demosunun 1,5 milyon insan tarafından çekildiğini düşünürsek yılın en hit oyunlarından olacağı daha şimdiden ortada. Bu birliktelik insanı daraltabilir ona göre.
İnsan neden hep her şey mükemmel olsun ister? Kendisinde de var olan milyonlarca insana özgü kusurlarını nasıl görmezden gelir anlamak mümkün değil. İşte ben de bir oyun simülasyon olarak piyasaya giriyorsa mükemmel olmasını istiyorum ama nedenini söylemiyorum çünkü çok fazla tartışma oluyor. Simülasyon türünü seven oyuncular beni anlayacaktır. Evolution GT %100 bir simülasyon oyunu değil öncelikle bunu belirteyim. Oyunun yapımcısı daha önceden kendisini SCAR�dan bildiğimiz Black Bean firması. Daha önce SCAR oynamış oyuncular Evolution GT'ye yabancılık çekmeyeceklerdir. Çünkü benzer birçok yöne sahipler. Aynı grafik motorunu kullanıyorlar. Kaza yaptığınızda SCAR'da da olduğu gibi geri sarabiliyoruz. Geri sarma olayı 'Tiger Effect' adını almış sadece.
Evet; sistem yenilenir, aile evden kovulur, bilgisayar televizyona bağlanır, ses sonuna kadar açılır ve ışıklar kapatılır. Ne için mi? Tabiki Elder Scrolls 4: Oblivion için.
Hatta bu oyun için fazlası bile yapılır inanın...
Bir kaç senedir devam eden ve her seride gelişen Elder Scrolls, tüm rpgcileri acayip heyecanlandırmış durumda. Tonlarca kişi eve kapanmış, okulu ve işi asmakta. Nereden mi biliyorum? Kendimden tabiki :). Oyunu aldığım gibi telefonumun fişini çektim, odamı kilitledim ve koltuğuma kuruldum. Tabi önümdeki uzun saatler için yanımdan sıvıyı ve kolay ulaşılabilir yerlerde bulundurduğum yiyecekleri ihmal de etmedim. Oyun yüklendikten ve ufak bir grafik ayarlama ekranından sonra (bu can alıcı noktaya daha sonra değineceyim) süper ve LotR tadında bir demoyla karşı karşıya kaldım. Kralımızın ufak konuşmasından sonra, o büyüleyici kuleleriyle Imperial City üzerinde gezinen kamera, tek kelimeyle ağzımı açık bıraktı. Ben bu manzaranın içinde mi oynayacaktım? Tabiki de!
Anahtarlar, şifreler, kilitler ve anagramlar... Hepsi niçin kullanılır? Çoğu zaman insanların merak duygusunu örtmek için kullanılmışlardır. Bilindiği üzere insanoğlunun en güçlü duygularındandır merak. Bu sebepledir ki; bu duygunun önüne geçebilmek için, bu şekilde duvarlar kurulur. Ancak gizlemenin nedeni, her zaman insanın merak duygusu olmamıştır. Bazen de oldukça önemli veriler gizlenir neden mi? Tabii ki insanlardan dolayı. Bu nedenle, gizleme nedenleri sadece insanın merak dürtüsünü örtmek için kullanılır.
Son zamanlarda o kadar çok oyun çıkmaya başladı ki şöyle hepsini bir göz önünden geçirince ve konularına bakınca hepsinin aslında belli kalıplardan öteye gidemediğini gördüm. Her oyun firması ya tarihi olguları kullanır ya da fantastik öğeler ile hayal gücünüzü zorlar. İstediğinizi aldığınızda ise bir oyundan o zaman tüm klişeler umurunuzda bile olmaz. Kendi tarihimize ve yaşadıklarımıza bakınca da bir oyun firması istese yıllar boyunca tarihimizi bu konuda kullanabilir ve bu kullanımdan onur bile duyardık. Böylesine şaşalı bir sektörde uzun vadede kendimizden de bir şeyler göremememiz üzücü ama neyse...
İyi kötü çirkin şaheserinden sonra bana aynı hissiyatı yaşatan ikinci şaheser Desperados: Wanted Dead Or Alive idi. Sözü geçtiği her ortamda hayranlığımı dile getirdiğim Desperados 1 halen daha yaptığım arşivin en gözde elemanlarından biridir. İlk oyunun herkesin dilinde olduğu zamanlar sadece güzel bir hayal olan Desperados 2 için klavyenin tuşlarına basmaktayım şuan. Nisan 2006 tarihli demo incelemesinde yazdığım duygular içerisinde miyim bilmiyorum. O an hissettiğim mutluluk duygusu yerini biraz hayal kırıklığın bıraktı gibi. Wanted Dead Or Alive'ı daha unutamamışken gayet normal bir devam oyunuyla karşılaşmak bunun tek nedeni. Desperados 2 konusundaki asıl görüşlerimi incelemeye saklayacağım. Ama demo incelemede karar kıldığım sonuç yüzünden vicdan azabı çekiyorum. Halbuki gayet nötr şeyler yazmıştım oyunun sonucuna... Neyse daha fazla uzatmadan oyunun incelemesine geçelim. Zaten oyuna verdiğim not görülüyor. Üzerine bir şey söylemeye gerek yok. Ama öff be Spellbound! Ne yaptınız güzelim oyuna?
Eskiden Destruction Derby, Vigilance vardı. Arabamızın üzerindeki enteresan silah ve füzeler ile arenalarda azgın araçları kovalar, havaya uçururduk. O zamanlar hatırlıyorum da çok fazla alternatif yarış oyunu vardı. Hala Motorhead'in neden bir anda yok olduğunu anlayabilmiş değilim, en azından Test Drive bile hala pes etmedi. Ne günlerdi ama! En azından benim için. Bu tarz oyunları oynayabilmek için oyuncular hep konsol almak zorunda bırakılmıştır, çünkü son zamanlarda PC'de adamakıllı alternatif yarış oyunu çıkmaz olmuştu. Yarışlar Arcade ve Simülasyon olarak gruplara ayrılmış ve üç beş oyun oynar olmuştuk. Neyse ki son yıllarda bu tekdüzelik son bulmuş ve FlatOut ve Trackmania'mıza kavuşmuştuk. Derken Crashday geldi ve eski oyuncular için yeni olmayan ama herkesi eğlendirebilecek bir oyun olduğunu gösterdi. Şimdi "Ne kadar çok oyun saydın bu arada" diyeceksiniz ama haklı olduğum bir nokta var ki, bu oyunda hepsinden bir şeyler bulacaksınız. Trackmania'nın spiral engellerini, FlatOut'un vahşi ortamını, Burnout'un heyecanını (tamam, hiçbir şey yerini tutmaz) ve eskilerin tadını. Ama tüm bunların taklit bir oyun ile karşınıza geleceğini sanmayın. Bir de yazımın başında belirtmeliyim ki, son zamanlarda demolar bile devasa boyutlardayken tek cd'lik bu oyunun bu kadar kaliteli olabileceğini de tahmin etmemiştim açıkçası.
Tahminimce çoğunuz incelemeyi açtığınızda yine "yahu piyasada ne kadar çok WWII oyunu var" gibi bir giriş göreceğinizi düşünmüşsünüzdür. Aslında önceleri bende böyle bir giriş yapmaya karar vermiştim ama (sanki hiç yapmadığım şey) böyle düşüneceğinizi tahmin edip değiştirmekte karar kıldım. İkinci Dünya Savaşı konusunda laf kalabalığı yapmayıp direk serinin geçmişinden bahsedeceğim. Herhalde böyle yaparsam girişin üslubu daha güzel olacaktır. Neyse, bildiğiniz gibi ilk Commandos yıllar evvel piyasaya çıktığında taktik strateji türüne getirdiği yenilikler ve eğlenceli oyun yapısı sayesinde kısa zamanda strateji severler arasından güçlü bir kitle edinmişti. Ondan sonra piyasaya çıkan ek paket ilk Commandos ile hemen hemen aynı bir kıvamda olmasına rağmen bayağı tutulmuştu.
Sıcaklardan neredeyse şeker gibi eridiğimiz şu günlerde şeker gibi bir oyunla birlikteyiz. İsmini gördüğünüzde zaten yüzünüzü bir gülümseme almıştır herhalde. Bu gülümseme hatta kahkahalar oyunu oynadığınız sürece peşinizi bırakmayacak. Çok farklı bir yarışa hazır olun!
Sizin de tahmin edeceğiniz gibi oyunumuz koyun yarışı. Ama bunun bu kadar esprili ve gerçekçi olması, yüksek bir oynanabilirlikle yapılması iyi bir iş çıkarıldığının en iyi kanıtı. Oyunu kurmaya başladığımda böyle bir şeyle karşılaşacağımı hiç ummamıştım. Son zamanlarda oynadığım en eğlenceli oyun oldu ve oyunu bitirene kadar başından kalkamadım.
Amerika'da geride bıraktığımız yüzyılda özellikle film sektöründe sıkça yer bulan bir konu vardır kendine. Dikkat çekici, etkileyici ve insanları sürükleyip götüren bir konu. Aslında kullanılan bu konular gerçek hayattan ve gerçek mekanlardan esinlenerek oluşturulmuştur. Çok ilginç bir yaşantının sürüp gittiği adeta sürekli gelişen dünyada, genel hukuk kurallarına uyum göstermekte olan dünyaya karşı aksine kendi kanunlarıyla ayakta kalmaya çalışan bir yerdir orası. Farklı insanlar, farklı inançlar ve farklı yaşam biçimlerinin harmanı olan bir yer. Her ne kadar kanun koruyucalar dahi olsa, onların bile kuralları yerine getirme biçimleri çok farklı olan bi yer. Tabii ki vahşi batıdan bahsediyorum.
Neyse, bu bilgilerden sonra gelelim asıl meseleye. 2001 yılında duyurulan ve ha çıktı ha çıkacak dediğimiz Call Of Cthulhu: DCOTE yaklaşık 3 sene gecikmeyle de olsa sonunda piyasada. Yayıncı firmalar yüzünden bir türlü çıkamayan oyun (ki bu bir bahane de olabilir) Bethesda Softworks'ün olaya el koymasıyla son buldu. Duyurulduğu günden beri yayınlanan videoları izleyip hayretler içinde kaldık. Acaba gerçekten bu gördüklerimizi oyunda gerçekleştirebilecek miyiz diye düşündük. Çünkü hiç denenmemiş şeyleri vaat ediyorlardı. Beklentilerimizin boşuna olmadığını gördüğümde çok sevindim. Bu arada 1,5 sene kadar önce serinin ikinci oyunu olan COC: Beyond The Mountains Of Madness'ın da tamamlandığından bahsedilmişti. Ama ne bir screenshot ne de herhangi bir video gösterildi oyun hakkında. Demek ki oyunla yakın bir tarihte buluşma şansımız yok.
Hatırlayacağınız üzere Broken Sword 2003 yılının son aylarında tam 6 yıllık aradan sonra, tamamen yeni bir boyutta The Slepping Dragon ile geri dönmüştü. Bu dönüş eski Broken Sword hayranları için pekde sevindirici olmamıştı; bir kere oyunun kontrolü mouse yerine klavyeden yapılıyordu, ve klavye kontrolü pekte başarılı değildi. Ayrıca eski oyunlarda sık sık esprileriyle bizi güldüren George, 3. boyutun etkisiyle biraz sessizleşmişti sanki, tüm bu olumsuzluklara rağmen oyun muhteşem konusuyla kendini oynatmayı bilmiş ve Broken Sword üçlemesini adına yakışır bir şekilde sonlandırmıştı. Evet oyun üçleme olarak düşünülmüştü ama hayranların tepkilerinden bunalan Revolution Software çalışanları yeni bir Broken Sword oyunu yapacaklarını duyurdular, ve 3 yıl aradan sonra işte karşınızda Broken Sword: The Angel of Death.
Atom Nedir ?
Bilgisayar
Virüslerden Nasıl Korunuruz ?
Arama Motorları ve Hukuki Durumları
İnternette hız rekoru kırıldı
MSN Nickleri
MSN ifadeleri
Random Quit
Kanaldaki +i modunu istediğin nicke yansıtmamak
Who nedir, nasıl kullanılır
Sabit sürücü nedir?
DVD sürücü nedir?
Disket sürücü nedir?
CD Sürücü nedir?
Yeni Intel işlemciler 2008'de
Desibel Nedir
Kondansatör
Güç kaynağı nedir?
Japonlar dünyanın en hafif dijital kamerasını üretti
Adım Adım Panel Televizyonlar
Bazı atıkların denizde yok olma süreleri
İnsan Sesi Nasıl Oluşur ?
Ezop Kimdir ?
Okyanus Ne Kadar Derindir?
Türk Tarihinde İlk Kadınlar
Terimler (Piksel, Rezolasyon, Anti-aliasing)
Photoshop ile Template düzenlemek
Photoshop Dersleri(insanı uzaylıya çevirme)
Photoshop Dersleri(Yıldırım Yapımı)
Photoshop Dersleri(Alevli Yazı Yapımı)
Güvenlik duvarı (firewall) nedir?
Bilgisayarımızdaki virüsleri temizleyelim.
Sanal dünyada oltaya gelmeyin
Virüslü sevgililer günü maili
Mono's XSP ASP.NET Sunucusunda Güvenlik Açığı
Unix
İşletim sistemi nedir?
Microsoft Tahiti Beta'yı deniyor
Microsoft tazminata mahkum oldu
Korsan Windows ta milat 20 Şubat
bilgisayar.tv uzantılı ücretsiz 2 gb mail
Elektronik posta sunucusu
Posta hesaplarının oluşturulması ve yönetimi
Hotmailiniz 2GB'a Çıkarın ve Hotmail Beta'ya Sahip Olun
SMTP Local Mail Kurulumu
MSN Avatarları
MessengerDiscovery Live 1.2.0211
Mail MSN Hacklenme yada çalınma durumlarında yapılması gerekenler
Msn e Format
MSN yüklemeden internet üzerinden mesajlaşma
Japonya Yeni Bir İnternet Arıyor
Multimedia nedir?
İnternet tehlike altında
Windows XP de ADSL hızını artıralım.
Türk Telekom ADSL hızını yükseltmeye hazırlanıyor.
Alone in the Dark
Knightonline Levellara Göre Görevler
Knightonline Kullanıcı Ara Yüzü
Click&Buy üyelik alımı(adım adım anlatım)
Ogame Başlangıç Taktikleri
Tune up utilities 2006
Winamp ta ses kalitesi nasıl yükseltilir
Kamerayla çektiğimiz görüntüleri DVD olarak kaydedelim
Windowsunuzu tek tık ile hızlandırın
Resimlerinizi ASCII Karakterlere dönüştürün
Dosya Uzantıları ve Açıklamaları
Delphi ile Network Üzerinden Veri İletimi
Delphi de Dosya Arama Fonksiyonları
Delphi′de TIniFile ve TRegIniFile Bileşenleri
Asp ile Cookie Yaratmak
Arama Motoru Optimizasyonu (Arama dışı optimizasyon)
Meta tag SEO Optimization
Lycos' a Php Nuke 7.6 Kurulumu
Joomla Kurulumu ve Yönetimi
Web Sitesi ve CGI Uygulamalarinin Güvenligi
13 Kentte Dijital Yayin 6 Ay içindeBaşlar
Antenler Tarihe Karışacak
Vestel Aphro Menü Key Dosyası Polsat Ok 05-01-2007
Goldmaster 4000-9000 Serisi Yukleme Programları
Goldmaster 8000-10200 Serisi Yukleme Programları
Yaz sıcakları ve gebelik
Gebelikte seyahat
Gebelik planlaması
Doğum sonrası depresyon
Çalışan kadın ve hamilelik